Yoğun zihinsel çaba gerektiren projelerde veya karmaşık problemlere odaklanırken bir noktadan sonra gelen vazgeçme hissi, tıp dünyasında uzun süredir incelenen konular arasında yer alıyordu. Çoğunlukla irade eksikliği veya motivasyon kaybı olarak nitelendirilen bu durumun arkasında aslında somut bir biyokimyasal mekanizma yattığı tespit edildi. Almanya'daki Ludwig Maximilians Üniversitesi araştırmacılarının imzasını taşıyan yeni çalışma, beynin karar verme merkezinde biriken kimyasalların motivasyonu nasıl kilitlediğini kanıtladı.
Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) dergisinde yayımlanan araştırmada bilim insanları, 31 sağlıklı gönüllünün katılımıyla iki aşamalı hafıza deneyleri gerçekleştirdi. Deney sırasında katılımcıların beynindeki dorsolateral prefrontal korteks (DLPFC) bölgesine elektrik stimülasyonu uygulanarak zihinsel performansları artırıldı.
Manyetik rezonans spektroskopisi (MRS) yöntemiyle yapılan beyin taramaları, zihinsel olarak daha yüksek performans gösteren ve daha çok zorlanan grupta "glutamat" seviyelerinin belirgin şekilde yükseldiğini ortaya koydu. Beyin aktivitesinin artması başlangıçta başarıyı getirse de yükselen glutamat seviyesi ciddi bir biyokimyasal yan etkiyi beraberinde getirdi.
Araştırmacılar, zihinsel yorulma testinin ardından katılımcılara ek görev seçenekleri sundu. Katılımcılara daha az para kazandıran kolay görevler ile daha yüksek kazanç sağlayan zor görevler arasında seçim yapma imkanı tanındı.
Elde edilen sonuçlar, beyinlerinde yüksek glutamat birikimi gerçekleşen kişilerin, kazanç daha yüksek olmasına rağmen zorlu görevleri üstlenmekten kaçındıklarını gösterdi. Uzmanlar, beyinde biriken glutamatın "motivasyonel yorgunluk" yarattığını ve bireyi koruma mekanizması olarak zihinsel duruşa yönelttiğini açıkladı.
Araştırma ekibinin lideri Hongmei Xia, elde edilen verilerin zihinsel yorgunluğa bağlı motivasyon düşüşüne doğrudan bir nörokimyasal açıklama getirdiğini ifade etti. Beyindeki prefrontal glutamat metabolizmasının haritalandırılması, gelecekte kronik tükenmişlik ve patolojik yorgunluk yaşayan hastalar için yeni tedavi yöntemlerinin önünü açıyor.
Uzmanlar, zihinsel aşırı yüklenme anlarında yaşanan pes etme eğiliminin basit bir tembellik olmadığını; beynin kendisini aşırı glutamat yüklemesinden korumak için geliştirdiği biyolojik bir güvenlik kalkanı olduğunu vurguluyor.