Haber Ara

Milyonlarca haber arasında ara

COP31 öncesi enerji anketi: Her 10 kişiden yaklaşık 8'i yeni maden istemiyor

KONDA’nın COP31 öncesinde yaptığı araştırmaya göre, Türkiye’de toplumun yüzde 77’si enerji politikalarında güneş ve rüzgâr yatırımlarına öncelik verilmesini isterken, yüzde 78’i yeni kömür madenlerinin açılmasına karşı çıkıyor. Katılımcıların yüzde 80’i elektrik üretiminde güneş enerjisini tercih ederken, kömürü tercih edenlerin oranı yüzde 3’te kaldı.

Gündem Site Yöneticisi 6 okuma Okuma Süresi: 3 dk
COP31 öncesi enerji anketi: Her 10 kişiden yaklaşık 8'i yeni maden istemiyor
Paylaş:
N

KONDA Araştırma ve Danışmanlık A.Ş. tarafından hazırlanan “COP31 ve Enerji” araştırması, Türkiye’de iklim değişikliğine ilişkin kaygıları, enerji politikalarına yönelik tercihleri ve COP31’e ilişkin kamuoyu farkındalığını ortaya koydu.

10-14 Eylül 2026 tarihleri arasında 2 bin 568 kişiyle telefon görüşmesi yoluyla yapılan araştırma, Türkiye’de 15 yaş üstü yetişkin nüfusu temsil edecek şekilde hazırlandı.

Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 79’u iklim değişikliğinin insan faaliyetlerinden kaynaklandığını düşünüyor. İklim değişikliğini doğal bir süreç olarak değerlendirenlerin oranı ise yüzde 17’de kaldı.

İklim değişikliği konusunda “endişeli” ya da “çok endişeli” olduğunu belirtenlerin toplam oranı yüzde 71’e ulaştı. Bu oran Kasım 2025’e göre 7 puan arttı.

T24'ün aktardığına göre; katılımcıların iklim değişikliğiyle en fazla ilişkilendirdiği sorun yüzde 72 ile hava kirliliği oldu. Bunu yüzde 69 ile afetlerin artması, yüzde 56 ile olağandışı mevsim olaylarının çoğalması izledi.

Önümüzdeki iki yılda karşılaşılabileceği düşünülen risklerde ise orman yangını, sel ve kuraklık gibi afetlerden zarar görme yüzde 44 ile ilk sırada yer aldı.

Katılımcıların yüzde 37’si susuzluktan, yüzde 34’ü sağlık sorunlarından, yüzde 30’u ise olağandışı yağış, kar veya dolu gibi hava olaylarından zarar görmekten kaygı duyduğunu belirtti.

İklim değişikliğiyle mücadelede en fazla güven duyulan kesim yüzde 54 ile bilim insanları oldu. Araştırma kurumları ise yüzde 11 ile ikinci sırada yer aldı.

Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelede yeterli çaba gösterdiğini düşünenlerin oranı yalnızca yüzde 13 olarak ölçüldü.

Katılımcıların yüzde 43’ü yürütülen çalışmaların yetersiz olduğunu, yüzde 44’ü ise Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelede hiç çaba göstermediğini düşündüğünü belirtti.

Araştırmanın enerji politikalarına ilişkin sonuçlarında güneş ve rüzgâr enerjisi açık ara öne çıktı.

Katılımcıların yüzde 77’si Türkiye’nin enerji politikalarında güneş ve rüzgâr yatırımlarına öncelik verilmesi gerektiğini söyledi.

Yeni kömür madenlerinin açılmasına karşı çıkanların oranı ise yüzde 78 olarak ölçüldü.

Katılımcıların yarısı, yeni kömür santralleri kurulmasının Türkiye’nin COP31 liderliğiyle çelişeceği görüşünü dile getirdi.

Elektrik üretiminde tercih edilen enerji kaynakları arasında güneş yüzde 80 ile ilk sırada yer aldı. Rüzgâr enerjisini tercih edenlerin oranı yüzde 63 olurken, kömürden elektrik üretimini tercih edenlerin oranı yalnızca yüzde 3 oldu.

Katılımcıların yaşadıkları bölgenin yakınında kurulmasına en olumlu yaklaştığı enerji tesisleri de güneş ve rüzgâr santralleri oldu.

En fazla karşı çıkılan enerji kaynakları arasında yüzde 68 ile nükleer, yüzde 56 ile kömür santralleri yer aldı.

Katılımcıların yüzde 59’u iklim değişikliğiyle mücadele kapsamında uygulanacak politikaların Türkiye’nin enerji bağımsızlığını güçlendireceğini düşünüyor.

Türkiye’nin iklim politikalarına desteği artıracak unsurlar sorulduğunda yüzde 57 ile “temiz hava ve halk sağlığına katkı” ilk sırada yer aldı.

Enerji faturalarının düşmesi yüzde 36, enerjide dışa bağımlılığın azalması yüzde 30, yeni istihdam yaratılması ise yüzde 23 oranında destek gördü.

Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de COP31’e ilişkin farkındalığın düşük olması oldu.

Katılımcıların yüzde 90’ı COP31’in Kasım 2026’da Türkiye’de düzenleneceğini duymadığını belirtti. Zirvenin Türkiye’de yapılacağını bilenlerin oranı yüzde 10’da kaldı.

COP31’in Türkiye’de düzenleneceğini duyanların yaklaşık yarısı, yani toplam katılımcıların yüzde 5’i, zirvenin ne olduğu hakkında bilgi sahibi olduğunu söyledi.

Türkiye’nin COP31 gündeminde hangi başlığa öncelik vermesi gerektiği sorusuna katılımcıların yüzde 45’i “yenilenebilir enerjiye geçişin hızlandırılması” yanıtını verdi.

Sel, kuraklık ve orman yangınları gibi afetlere karşı uyum kapasitesinin artırılmasını isteyenlerin oranı yüzde 35 olurken, fosil yakıtlardan çıkış için takvim belirlenmesini isteyenlerin oranı yüzde 12’de kaldı.

İklim finansmanına erişimi öncelikli görenlerin oranı ise yüzde 8 olarak ölçüldü.

Katılımcılara Türkiye’nin COP31’de dünyaya hangi mesajı vermesi gerektiği de soruldu.

Yüzde 32, güneş ve rüzgâr gibi temiz enerji yatırımlarının artırılması gerektiğini belirtirken, yüzde 31 temiz enerjiye geçiş sürecinde çalışanların, yurttaşların ve yoksul ülkelerin korunmasını sağlayacak “adil dönüşüm” mesajını öne çıkardı.

Kömür, petrol ve gaz kullanımının azaltılması gerektiğini söyleyenlerin oranı yüzde 27 oldu.

COP31’e ev sahipliği yapmanın Türkiye’ye sağlayabileceği katkılara ilişkin soruda katılımcıların yüzde 36’sı herhangi bir fayda beklemediğini belirtti.

Uluslararası prestijin artacağını düşünenlerin oranı yüzde 17, Türkiye’nin iklim politikalarında daha fazla sorumluluk üstleneceğini düşünenlerin oranı yüzde 16, temiz enerji yatırımları için fırsat doğacağını düşünenlerin oranı ise yüzde 12 oldu.

HABER BİLGİSİ
Kaynak: MansetNet
Yorumlar
0 yorum
Yorumlarınız editör onayından sonra yayına alınır.
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.
88 yaşındaki Oscar ödüllü aktör Anthony Hopkins yeni filminin setinde enerjisiyle büyüledi
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
88 yaşındaki Oscar ödüllü aktör Anthony Hopkins yeni filminin setinde enerjisiyle büyüledi
Büyütülmüş görsel
WhatsApp
İhbar Hattı