TBMM Genel Kurulu'nda, Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı tarafından 7 Ağustos 2026 tarihinde imzalanan, taraflardan herhangi birine yönelik dış kaynaklı bir silahlı saldırının tüm taraflara yönelik bir saldırı olarak kabul edildiği "Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması"na ilişkin kanun teklifi görüşüldü.
Teklifin birinci maddesi kabul edildi.
Genel Kurul'un kapanması nedeniyle diğer maddelerle ilgili görüşmelere yarın devam edilecek.
Görüşmelerde muhalefet milletvekilleri, anlaşmanın Türkiye’yi askerî yükümlülük altına sokmasına ve 10 yıl boyunca olağan çekilme imkânını ortadan kaldırmasına tepki göstermişti. Butlan CHP’si ve MHP anlaşmaya destek vereceklerini açıklamıştı.
YENİ Parti Grup Başkanvekili ve Ankara Milletvekili Murat Emir, anlaşmanın Türkiye’yi Yemen’de askerî yükümlülük altına sokacağını belirterek, “Trump’tan meşruiyet almak adına, Trump bunların sırtını sıvazlasın diye Mehmetçiği Yemen çöllerine göndermek için bu anlaşmayı getirdiler” dedi.
Anlaşmanın 10 yıl boyunca olağan çekilme imkânını sınırladığına dikkat çeken Emir, “En fazla bir yılınız kaldı. Siz geçicisiniz. Siz böyle bir anlaşma yapamazsınız” ifadelerini kullandı. Emir, anlaşmayı “ihanet seviyesinde” olarak nitelendirirken, Türkiye’nin Filistin politikasına da zarar verdiğini söyledi.
İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, Türkiye’nin Pakistan ve Suudi Arabistan’la savunma iş birliğine karşı olmadıklarını ancak anlaşmanın mevcut hâlinin yeterli hukuki güvence içermediğini söyledi.
Anlaşmanın 16’ncı maddesindeki süresiz yürürlük hükmüne ve tarafların ilk 10 yıl boyunca olağan çekilme mekanizmasını kullanamayacak olmasına tepki gösteren Türkkan, “Orta Doğu’da on yıl içinde kaç tane savaş olabilir, kaç hükûmet değişebilir, kaç ittifak kurulup dağılabilir? Bütün bunlar belirsizken Türkiye neden on yıl boyunca bu anlaşmadan doğal yolla çekilmeyeceği bir yükümlülük altına giriyor?” diye sordu.
İYİ Parti Muğla Milletvekili Metin Ergun da tamamen askerî hükümler içeren anlaşmanın neden TBMM Millî Savunma Komisyonu’nda görüşülmediğini sorguladı. Ergun, Türkiye’nin hangi koşullarda askerî destek vermek zorunda kalacağının ve bu desteğin sınırlarının açıklanması gerektiğini söyledi.
Yeni Yol Partisi İstanbul Milletvekili Hasan Karal, anlaşmanın asker gönderme ve Meclis denetimine ilişkin hükümlerinin açıklığa kavuşturulmasını istedi.
Anlaşmanın bir ülkeye yönelik silahlı saldırının üç ülkeye yapılmış sayılmasını ve derhal yardımı öngördüğünü hatırlatan Karal, “Bu yardımın kapsamına kim, nasıl karar verecek? Ülkeler arasında görüş ayrılığı çıkarsa ne olacak? Türkiye hangi şartlarda askerî sorumluluk üstlenecek? Bunların açıkça belirlenmesi gerekiyor” dedi.
Karal, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yurt dışına gönderilmesinde Anayasa’nın 92’nci maddesinin nasıl uygulanacağının da netleştirilmesini istedi.
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça Cupolo, anlaşmaya karşı olduklarını belirterek, “Gözümüz kapalı bir şekilde savaşa gitmeyi reddediyoruz” dedi.
Bölgesel ve küresel ölçekte büyüyen çatışmalara dikkat çeken Cupolo, yeni askerî paktların savaş riskini artırdığını söyledi. Anlaşmanın olası sonuçlarından en çok yoksul kesimlerin etkileneceğini belirten Cupolo, “En yoksulların savaş meydanlarına sürüleceği ve hiç yere ölecekleri paktlara karşıyız” ifadelerini kullandı.
Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, Türkiye’nin Suudi Arabistan ve Pakistan’la oluşturduğu ittifakın ABD’nin Orta Doğu politikalarından bağımsız olmadığını söyledi. Bayhan, “ABD emperyalistlerinin ipiyle kuyuya inilmez” dedi.
ABD’nin Orta Doğu’yu yeniden şekillendirmeye çalıştığını belirten Bayhan, Mekke Anlaşması’nı bu politikanın bir parçası olarak değerlendirdi. Bayhan, Türkiye’nin “yerli ve millî” söylemiyle ABD ile işbirliğine yöneltildiğini belirterek, “Dışı yerli ve millî görünen, içi Amerikancı olan bu paylaşım siyasetine, savaş ittifakına prim vermeyelim” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin gençlerinin Suudi Arabistan için ya da başka halkların gençleriyle karşı karşıya gelerek kan dökmesini gerektirecek bir ittifaka ihtiyacı olmadığını söyleyen Bayhan, anlaşmaya karşı çıktıklarını belirtti.
MHP Erzurum Milletvekili Kamil Aydın ise anlaşmaya destek vereceklerini açıkladı. Anlaşmanın taraf ülkeler arasındaki güven, iş birliği ve dayanışmayı artıracağını söyleyen Aydın, düzenlemenin herhangi bir ülkeyi hedef almadığını ve bölgesel barış ile istikrara katkı sunmayı amaçladığını ifade etti.
Aydın, kolektif savunma hükmünün kendiliğinden devreye girmeyeceğini, bu konuda tarafların istişareleri sonucunda mutabakata varılacağını söyledi.